Çocukluğumdan beri bitkilere ve çiçeklere hep bir ilgim olmuştur. Sanırım bitkisever bir ailede yetiştiğim için… Annem ve babamla hafta sonları botanik bahçelerine ve fidanlıklara giderdik. Oraların kendine has kokusu o zamanlardan belleğime yerleşmişti sanırım… Babam, illa ki açelya alır; annem de menekşeyi tercih ederdi. Evde en güzel köşeler çiçeklere ayrılır, onlara hep ilgi gösterilirdi. Aşk Merdivenleri (Nephrolepis), Deve Tabanları (Monstera), Yukalar (Yucca) evimizi süslerdi.

Ankara’da moda tasarımı üzerine eğitim aldım, yıllarca tekstil sektöründe tasarımcı olarak çalıştım ama çiçekler, bitkiler evimde her zaman en güzel köşelerde yer aldı. Ve gün geldi, ilgi alanım işim oldu. Balkonları rengarenk çiçeklerle ve özel tasarım saksılarla süsleyeyim dedim ama işin içinde birbirinden güzel çiçeklerle uğraşmak olunca tasarımcı kimliğimi tutamadım. İlla ki, her çiçeğe ufak dokunuşlarla şık konseptler tasarlamaya başladım. Yaptığım tasarımlarda görsellik ve kalıcılık her zaman ön planda yer aldı. Çiçeklerle süslü bir dünya hangi profesyonel platformlara taşınır bilemiyorum ama çiçeksiz bir mekan düşünemiyorum. Toprağı hissetmek, bitkileri yeni saksılarla buluşturmak, onları budamak, gübrelemek hepsi bizi mutlu edecek, pozitif enerji verecek dokunuşlardır.

Yapmamız gereken yaşantımızda bitkilere, çiçeklere daha fazla yer açmak. Ve tabii ki sevgimizden bir parça da onlara vermek…

Share with your friends:

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked. *